NUSRET’İMİN RUZNÂMESİ (Ayşe Nazlı Hanım’ın, Kızı Halide Nusret Zorlutuna Hakkındaki Günlükleri)
1905 yılının güneşli bir kış günüydü. Selamiçeşme’deki küçük evin oturma odasında, pencereden giren gün ışığı kafeslerin gölgesini, dantel dantel, yerdeki kırmızılı yeşilli kilimin üzerine sermişti. Bir köşede yeşil bir çini sobanın içinde odunlar çıtırdayarak yanıyordu. Kocası Sinop zindanında zincirlere vurularak kalebentliğe mahkûm edilen Ayşe Nazlı Hanım, tek çocuğunu hayata hazırlamak ve geçinmek kaygılarıyla baş başaydı. Bu tek çocuk, gelecekte Türk edebiyatının tanınmış şair ve yazar simaları arasına girecek olan Halide Nusret Zorlutuna’dır. O, zamanın şaşmaz geleneğine göre dört yaş, dört ay, dört günlükken okumaya başladı. İlk öğretmeni ise annesi Ayşe Nazlı Hanım’dı. Halide Nusret annesinden sadece okumayı ve yazmayı öğrenmedi. O, muhtemelen yaratıcı yazarlık yeteneğini de annesinden miras olarak aldı.
Ayşe Nazlı Hanım, belki de Türk edebiyatı tarihinde ilk defa olarak, meşhur bir hanım yazarımızın çocukluk yıllarını günü gününe okuyabileceğimiz günlükler yazdı. 1905 ile 1907 yıllarını kapsayan bu günlükler, Halide Nusret’in nasıl bir sosyal çevrede yetiştiğinin en somut belgeleridir. Ayrıca günlüklerde o devrin İstanbul hayatına dair de küçük ama dikkate değer notlar bulunmaktadır. Halide Nusret’in de izlediği II. Abdülhamit’in cülus şenlikleri ve ortaoyunu bunlardandır. Günlüklerde, İstanbul’dan İzmir’e yapılan altı günlük vapur yolculuğu da dikkate değer sahnelerdendir. Ayşe Nazlı Hanım’ın kaleminden çıkan bu notlar, günlük edebiyatımızın en önemli, özel ve muhtemelen ilk örneklerindendir.
1905 yılının güneşli bir kış günüydü. Selamiçeşme’deki küçük evin oturma odasında, pencereden giren gün ışığı kafeslerin gölgesini, dantel dantel, yerdeki kırmızılı yeşilli kilimin üzerine sermişti. Bir köşede yeşil bir çini sobanın içinde odunlar çıtırdayarak yanıyordu. Kocası Sinop zindanında zincirlere vurularak kalebentliğe mahkûm edilen Ayşe Nazlı Hanım, tek çocuğunu hayata hazırlamak ve geçinmek kaygılarıyla baş başaydı. Bu tek çocuk, gelecekte Türk edebiyatının tanınmış şair ve yazar simaları arasına girecek olan Halide Nusret Zorlutuna’dır. O, zamanın şaşmaz geleneğine göre dört yaş, dört ay, dört günlükken okumaya başladı. İlk öğretmeni ise annesi Ayşe Nazlı Hanım’dı. Halide Nusret annesinden sadece okumayı ve yazmayı öğrenmedi. O, muhtemelen yaratıcı yazarlık yeteneğini de annesinden miras olarak aldı.
Ayşe Nazlı Hanım, belki de Türk edebiyatı tarihinde ilk defa olarak, meşhur bir hanım yazarımızın çocukluk yıllarını günü gününe okuyabileceğimiz günlükler yazdı. 1905 ile 1907 yıllarını kapsayan bu günlükler, Halide Nusret’in nasıl bir sosyal çevrede yetiştiğinin en somut belgeleridir. Ayrıca günlüklerde o devrin İstanbul hayatına dair de küçük ama dikkate değer notlar bulunmaktadır. Halide Nusret’in de izlediği II. Abdülhamit’in cülus şenlikleri ve ortaoyunu bunlardandır. Günlüklerde, İstanbul’dan İzmir’e yapılan altı günlük vapur yolculuğu da dikkate değer sahnelerdendir. Ayşe Nazlı Hanım’ın kaleminden çıkan bu notlar, günlük edebiyatımızın en önemli, özel ve muhtemelen ilk örneklerindendir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 133,25 | 133,25 |