İMAM CAFERÜ’S-SÂDIK MAKÂLÂTI (BAHRÜ’L-HAKÂYIK) BEKTAŞÎ VE ALEVİLER’İN CAFERİLİK ANLAYIŞI
Bir hakikatin denizi…
Dalgaları ilim, derinliği irfan, kıyısı insan…
Bahrü’l-Hakâyık, zahirin perdesini aralayıp bâtının ışığına yönelenlerin yol haritasıdır. İmam Cafer es-Sâdık’ın hikmet pınarından doğan bu eser, insanın iç âlemine tutulmuş bir aynadır. Her satırında, Kur’an’ın derin manalarıyla yoğrulmuş bir hakikat arayışı; her cümlesinde, Peygamberimizin ahlâkının, Ehl-i Beyt’in sevgisinin ve On İki İmam’ın adalet anlayışının yankısı vardır.
Horasan’dan Rum diyarına taşan bu irfan, Ahmed Yesevî’den Hacı Bektaş Velî’ye, oradan Bektaşî babalarına ve Alevî dedelerine uzanan bir gönül zincirinin halkasıdır. Bu zincir, insanı kâmil kılmak, inancı edep ve ahlâk ile süslemek, kalpleri Hakk’a yöneltmek için kurulmuştur.
“Dört kapı kırk makam”ın hikmetiyle yoğrulan bu eser, bize yeniden insan olmanın, gönül erdemiyle yaşamın anlamını hatırlatır. Çünkü Hak’ka giden yol ne taşta ne toprakta ne kelamda ne kitapta — insanın özündedir.
Bahrü’l-Hakâyık, sadece okunacak bir kitap değil, hissedilecek bir yolculuktur.
Her sayfası, bir nefes gibi; her satırı, bir dua gibi…
Ve sonunda şu hakikati fısıldar:
“Kendini bil ki, Hakk’ı bulasın.”
Bir hakikatin denizi…
Dalgaları ilim, derinliği irfan, kıyısı insan…
Bahrü’l-Hakâyık, zahirin perdesini aralayıp bâtının ışığına yönelenlerin yol haritasıdır. İmam Cafer es-Sâdık’ın hikmet pınarından doğan bu eser, insanın iç âlemine tutulmuş bir aynadır. Her satırında, Kur’an’ın derin manalarıyla yoğrulmuş bir hakikat arayışı; her cümlesinde, Peygamberimizin ahlâkının, Ehl-i Beyt’in sevgisinin ve On İki İmam’ın adalet anlayışının yankısı vardır.
Horasan’dan Rum diyarına taşan bu irfan, Ahmed Yesevî’den Hacı Bektaş Velî’ye, oradan Bektaşî babalarına ve Alevî dedelerine uzanan bir gönül zincirinin halkasıdır. Bu zincir, insanı kâmil kılmak, inancı edep ve ahlâk ile süslemek, kalpleri Hakk’a yöneltmek için kurulmuştur.
“Dört kapı kırk makam”ın hikmetiyle yoğrulan bu eser, bize yeniden insan olmanın, gönül erdemiyle yaşamın anlamını hatırlatır. Çünkü Hak’ka giden yol ne taşta ne toprakta ne kelamda ne kitapta — insanın özündedir.
Bahrü’l-Hakâyık, sadece okunacak bir kitap değil, hissedilecek bir yolculuktur.
Her sayfası, bir nefes gibi; her satırı, bir dua gibi…
Ve sonunda şu hakikati fısıldar:
“Kendini bil ki, Hakk’ı bulasın.”
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 195,00 | 195,00 |